| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | lie down f. | uzanmak | ||
|
Lie down an hour after each meal. Her yemekten sonra bir saat uzanın. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | lie down f. | yatmak | ||
|
The rest of the brigade was lying down just behind the road. Tugayın geri kalanı yolun hemen arkasında yatıyordu. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | lie down f. | boylu boyunca yatmak | ||
|
You need to lie down. Boylu boyunca yatmalısın. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | lie down f. | sere serpe yatmak | ||
|
You need to lie down. Sere serpe yatmalısın. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | lie down f. | boylu boyunca uzanmak | ||
| Öbek Fiiller | lie down f. | kestirmek (uyku) | ||
| Öbek Fiiller | lie down f. | serilip yatmak | ||
| Öbek Fiiller | lie down f. | şekerleme yapmak | ||